TÜFE Ortalamasına Geri Dönüş
Konut piyasasında arz-talep dengesizliğini ve fiyat artışlarını kontrol altına almak amacıyla getirilen yüzde 25'lik kira artış sınırının kaldırılması, yasal düzenlemelerde eski normale, yani Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) on iki aylık ortalamasına dönüldüğü anlamına geliyor. Enflasyon oranlarının yüksek seyrettiği bu dönemde, yeni sözleşme yenileyecek kiracıları, geçen yıla kıyasla çok daha yüksek oranlı zam talepleri bekliyor. Gayrimenkul uzmanları, sınırın kalkmasının piyasadaki sıkışıklığı bir nebze rahatlatabileceğini ancak geçiş sürecinde mülk sahipleri ile kiracılar arasında uzlaşmazlıkların artabileceğini öngörüyor.
Tahliye Davaları ve Arabuluculuk Sistemi Test Edilecek
Sınırın uygulandığı dönemde "piyasa rayici" ile "mevcut kira" arasındaki makasın aşırı açılması, ev sahiplerini farklı yollar aramaya itmişti. Yüzde 25'in kalkmasıyla birlikte, eski kiracılarını tahliye edip evini güncel rakamlardan kiraya vermek isteyen mülk sahiplerinin başlattığı hukuki süreçlerde yeni bir dalga bekleniyor. Adliyelerdeki yoğunluğu azaltmak için zorunlu hale getirilen "Kira Arabuluculuk Sistemi", bu yeni dönemde artan zam talepleri ve tahliye ihtarnameleri karşısında en büyük sınavını verecek.
Sözleşmelerde 'Kademeli Artış' Modeli Yaygınlaşıyor
Belirsizliğin yüksek olduğu piyasa koşullarında hem kiracıyı koruyacak hem de ev sahibinin enflasyon karşısında ezilmesini önleyecek yeni kontrat modelleri geliştiriliyor. Hukukçular ve gayrimenkul danışmanları, yıllık tek ve yüksek bir zam yerine; 6 aylık periyotlarla veya enflasyon oranına kademeli olarak endekslenen esnek kira sözleşmelerinin giderek daha fazla tercih edilmeye başlandığını belirtiyor. Bu yöntemle taraflar arasındaki ekonomik gerilimin zamana yayılarak hafifletilmesi hedefleniyor.
💬 Yorumlar (0)