Ticari Kredilerde Maliyet Şoku
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) enflasyonu dizginlemek amacıyla başlattığı sıkılaştırma adımları, en sert ve doğrudan etkisini ticari kredi piyasasında gösterdi. Mevcut durumda bankaların ticari kredi faiz oranlarının yıllık bazda rekor seviyelere ulaşması, işletmelerin yeni yatırım kararlarını iptal etmesine ve kapasite artırımlarını ertelemesine neden oldu. Özellikle düşük kâr marjıyla çalışan Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler (KOBİ), artan finansman maliyetleri karşısında öz sermaye yetersizliği sorunuyla yüzleşerek sadece mevcut durumlarını korumaya odaklanıyor.
Nakit Akışında Zincirleme Reaksiyon Tehlikesi
Krediye erişimin zorlaşması ve maliyetlerin katlanması, ticari hayattaki ödeme alışkanlıklarını da derinden değiştiriyor. Vadeli çek ve senetle dönen iç piyasalarda vadelerin hızla uzadığı, nakit sıkışıklığının arttığı gözlemleniyor. Ekonomi uzmanları, bankalardan uygun maliyetli finansman bulamayan şirketlerin borçlarını ötelemek zorunda kalmasının, tedarik zincirinde domino etkisi yaratarak piyasada sektörel tıkanıklıklara yol açabileceği konusunda yetkilileri uyarıyor.
Üretim ve İstihdamda 'Soğuma' Beklentisi
Reel sektör temsilcileri, yüksek enflasyonun kalıcı olarak düşürülmesi için uygulanan ekonomik programın zorunluluğunu kabul etse de, çarkların tamamen durmaması için üretime ve ihracata yönelik "seçici kredi" politikalarının daha fazla tabana yayılması gerektiğini savunuyor. Ticari faaliyetlerdeki bu sert yavaşlamanın önümüzdeki çeyreklerde sanayi üretimi endeksine, ekonomik büyüme (GSYH) verilerine ve istihdam oranlarına negatif yansıması bekleniyor. İş dünyası, üretim iştahının kaybolmaması adına maliyetleri hafifletecek yeni reeskont ve yatırım taahhütlü avans kredisi destekleri talep ediyor.
💬 Yorumlar (0)